
tekerrür
Tanrı herkesin başına ne zaman bir yalnızlık gelse
“RESET” atarken kaderlerine,
Benim her sevda girişimde,
Kopyalanıp yapıştırılmış bir ayrılık!!!
Mamo Ç./2007 antalya



bir kaç gün evvel çok acı bir olay yaşandı ve Makedonya'da yolcu taşıyan ve Türk bir firmaya ait olan bir gemi battı..20 kişi yitirildi bu kazada..Ölenlere tanrıdan rahmet diliyorum..gerçi hepiniz bu olaydan haberdarsınızdır eminim.bütün gazeteler ve yayın kuruluşları verdi bu haberi..yalnız arada çok önemli bir olayı ıskaladık hepimiz.belki de alışık olmadığımız bir olay olduğu için dikkatimizi çekmedi,ya da ne bileyim dikkate almadık bu davranışı,ama gerçekten kayda değer bir hadiseydi..hadise ne miydi?şuydu:"batan geminin kapasitesinden fazla yolcu aldığı,yolcular için de yeterince can yeleği olmadığı anlaşıldı(tam Türk işi değil mi..E gemide Türk firmaya ait olunca o kadar da anormal bir mevzu değil).bunun anlaşılması üzerine,Makedonya Ulaştırma Bakanı istifa eti!!!!"çünkü ulaştırma bakanıydı,ve ulaştırmada kullanılan bu gemi,prosedürlere,kanuna,yasaya uygun değildi..gelecek yeni bakanın soruşturmayı hür bir vicdanla yapabilmesi için,görevi bıraktığını açıkladı...



kapkara bulutlar çekti gönül..mevsimlerden kış olsa,rüzgar savursa ruhumuzun kırık dökük parçalarını..eller montun cebinde,saçlar rüzgarla dağınık,bir enstantenemiz olsa..
başkası bizleri kandırmaya aldatmaya çalıştığında nasıl kızarız..hiddetimizi sığdıracak bir yer bulabilmek ne mümkün!kudururuz öfkemizden!!bizim sektörde,benim yaptığım işle alakalı en çok karşılaştığımız şey,Avrupalı misafirlerin -özellikle almanların- oda ekstralarını ödemek için geldiklerinde,hesaplarını kuruşu kuruşuna -veya cent'i cent'ine- hesaplamalarıdır.bi gün bu durumla karşılaşmıştıkta yanımdaki arkadaş çok kızmıştı,herifin para gözlülüğüne(!)..her kuruşun hesabını yaptıktan sonra 11,60 € tutan hesabı ödemiş,para üstü olan 40 Cent'i beklemişti..arkadaşın sinirleri iyice zıplamışken,40 Cent'i cebine atıp,çıkardığı 10 €'yu bahşiş kutumuza atmıştı,"hesaplama yaparken kendisine gösterdiğimiz sabırdan dolayı!"..adamın peşine düştüğü şey,hesapladığı centler değildi.o,haksız yere bir şeyin yükünü almak istemiyordu,haksızlığa uğramak istemiyordu anlayacağınız..
bütün çıkar ilişkilerinden,menfaatlerle bezenmiş faaliyetlerden arınmış,daha doğrusu hiç bulaşmamış bir varlık şu çocuk denen şey.paylaşmış elindekini..çok güzel bir fotoğraf çıkmış ortaya..
ilkokul 3.sınıftaydım galiba.derslerin birine başlamak üzereyken öğretmenimiz sınıfa gelip,bahçeye çıkmamızı istedi.bahçede üçerli sıralar halinde dizdiler bizi.tek kol aralığı hizaya soktular,kimse sıradan çıkmasın diye de sıkı sıkı tembihlediler.her öğretmen kendi sınıfının başına geçti ve düştük yola.belediyenin küçük bir salonu vardı,her türlü organizadyon orda yapılırdı(toplu düğün,konferans,konser..vs..).hepimizi doluşturdular oraya.palyaço gösterisi yapılacağı istihbaratı (!) ulaştı sonra..nasıl sevindik anlatamam!heyecenla beklediğimiz dakikalar geçirmiştik,heyecandan geçmek bilmeyen dakikalar başlamıştı.derken sahneye,yüzü gözü boyalı,tuhaf renkli elbiseler,koca ayakkabılarla palyaço kılıklı(!) bir adam çıkıverdi.o zamanlar bizi çok güldüren bir kaç soğuk espiri yaptı.biz de palyaço lafını duyduğumuz andan itibaren gülmeye şartlanmış bünyenin iplerini verdik palyaçonun eline..ulan ne komik adam bu diye düşünürken öbürüde geldi sahneye.yolunu kaybetmişte,kendini birden sahnede bulmuş gibi hareketlerle,çocuk ruhumuzu tiyatral yeteneğine hayran bıraktırdı..atışmalar başladı sonra iki palyaço arasında.karagöz ve hacivat'ın çok,ama hakkaten çok kötü bir taklidiydi sahnedeki,ama bizim umurumuzda bile değildi..hepimizin hayatından ilk kez izlediği palyaço gösterisi için eleştiri yapabilecek dökümanlarımız,kültür birikimimiz,espiri anlayışımız yoktu.bize göre palyaço denen şey izlendi miydi,gülünürdü aga..bütün bildiğimiz buydu..
onu..sahnedekinden çok farklı,kendi yazıp,yönetip,oynadığı bir filmin,en acıklı sahnelerden birini sergiliyordu palyaço.görüntüde arayı veren kız belirince kafayı kaldırıp ona baktı,gömdü yine kafasını..kız ayak ucuyla dokunup,asma lan suratını der gibi baktı."kalk hadi kalk" dedi,"ikinci perde.."..palyaço son ama derin bir nefes çekip fırlattı sigarayı.."ve hayatım boyunca unutamayacağım orepliği söyledi " .ikecem perdesini..the end .mına koyim!!"







arkadaşlarımın blogla ilgili yaptığı olumsuz yorumlardan birisi,futbol haberlerine fazla yer verdiğim yönündeydi..şimdi de Arda Turan'ı ekliyorum buraya ama futboluyla ilgili değil."nerden nereye" başlığı altındaki yazılarıma eklemek için seçtim Arda'yı.
soğuğu ve bir de delikanlısı meşhurdur Erzurum'un..Ömer ve Bilal kardeşlerimin şahsında bütün Erzurum'lulara ithafendir bu post..ve yazdıransa Erzurum'da kullanılan bir deyimdir..duydum,"vay be!" dedim,paylaşmak istedim.:
şaşırdın değil mi gördükçe!!
kimsin sen?
milan baroş'u çok sever,çok beğenirim..galatasaray'a yakışan bir adam..
arkadaşlar sizlere bir blog tanıtmak istiyorum: http://www.acetobalsamico.blogspot.com/
çok severdim resimdeki herifi..bozdu kendini,soğudum..takımın önüne geçmeyi bırak,takımı kendisi için sahne yapıp her türlü şovunu sergiledi..zamanında avrupadan bahsedilirken,kendisine Sivasspor'un avrupada ne yapabileceği soruldu:"5 yeriz,7 yeriz 6 yemeyiz;7 yeriz,9 yeriz 8 yemeyiz." deyip Galatasaray ve Beşiktaş'a sallamıştı.Bu sene Anderlecht'ten 5 yedi,süt dökmüş kediye döndü..n'oldu hani 5 yemen normaldi.deseydin ya,ben bunu tahmin etmiştim,zaten böyle olması gerekiyordu diye.. diyemedi..dut yemiş bülbül
taklidinin en başarılı örneklerinden birini sergiledi..


kanıma dokunan,bir futbolsever olarak,büyüklüğünü kabul ettiğim,şanlı geçmişi önünde saygıyla eğilmekten gayrısının haddime düşmediğini bildiğim Fenerbahçe Spor Kulübü'nün düştüğü durumdur..
sezon başında yaşananlar hepimizin malumu..bunun üzerine pek çok gelişme yaşandı ve sonuçta Mehmet Topuz Fenerbahçe'ye transfer oldu.iyi bir transferdir.Antayaspor'a gelse çok mutlu olurdum.herkesin aksine Fenerbahçe'de başarılı olacağını düşünüyorum.neyse,anlatacaklarım bunlar değil.sabah blogları gözden geçirirken bir blogda gördüm;Mehmet Topuz özel bir maçta Fenerbahçe kaptanı olarak sahaya çıkmış.!!yok lan dedim daha neler..bi de baktım fotoğraf var..ana!!!vallaha çıkmış..peki nedir bu diye sordum kendi kendime,ses yok..çıt yok!koskoca Fenerbahçe kulübü,olacaksın,milyonlarca insanı temsil edeceksin,ve bi kaç ay önce "Ben Beşiktaşlıyım" diyen bir adamı,koluna kaptanlık pazubandı takıp sahaya süreceksin!!yazıklar olsun derler adama!!yuh derler adama!!!bir Beşiktaşlı olarak Fenerbahçe kulübünün bu kararı benim içimde bir yerleri cızlattı.. ben Mehmet Topuz'un futbolunu
beğendiğim kadar Selçuk Şahin'i,Deniz Barış'ı beğenmem..ama Mehmet Topuz olacak,bir dediği diğerini tutmayan,Beşiktaş formasıyla poz verip,"bana bu pozu zorla verdirttiler" diyen, 1 hafta içerisinde 3 farklı söz verip,hepsini yiyen bir adamla;Selçuk ve Deniz'le aynı sahadayken,ve o ikisinden birisi değil,bu adam kaptan olarak çıkıyorsa,yazıklar olsun o teknik heyete de,o yönetime de,bu kararı alkışlayan tribüne de!!!fotoğrafta Mehmet Topuz'la beraber görünen kişi Deivid De Souza.şampiyonlar liginde,TSL'de,Türkiye kupasında,o formayı -bence- başarıyla taşımış,haketmiş bir adam!kaptanlık pazubandını kolunda taşıyan adam Mehmet Topuz'ken nasıl koşup ona sarılabildi,bunu kendisine nasıl yedirebildi,bu miğdesizliği nasıl yapabildi çok merak ediyorum..

sunucu Gülhan Şen,aslen bulgaristan doğumlu göçmenlerimizden. bulgaristanda yaşarken zorunlu isim değişiklğine uğramışlardan kendisi. o zamanlar aldığı isim Galina Hristova Mihaylova.Türkiye'ye döndükten sonra İstanbul ünv.iletişi fak.radyo televizyon bölümünde okumuş. londra'da, hem de reuters'de tv haberleri ve programları hazırlama üzerine ğitim almış.1978 doğumlu.kendisini,zamanın ruhu programında ilk defa izleyip hayran kalmıştım..harika bir insan..

