ömürden giden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ömürden giden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2014 Perşembe

Şiir yazdım


Aşk,unutmayı bilmeyen arsız kalplerin laneti.göz karası bir bahtın kendi ömrüne ihaneti!katle fermandır,imtihandır.

arsızlığı bu kalbin,tekerrür değil efsanedir artık Ömrüm..kanım,suskunluğuma dermandır…

katle fermandır..derde dermandır…imtihandır…ilk defa direnmiyorum sana,ilk defa dudağımı acıyla ısırmıyor dişlerim..tenhadır.yalnızlık silahını ateşler,ben seni düşlerim..
Aşk,                                                                                                                  unutmayı bilmeyen arsız kalplerin laneti.
göz karası bir bahtın
kendi ömrüne ihaneti!
katle fermandır,
imtihandır.
arsızlığı bu kalbin,
tekerrür değil
efsanedir artık Ömrüm.. 
kanım,
suskunluğuma dermandır…
katle fermandır..
derde dermandır…
imtihandır…
ilk defa direnmiyorum sana,
ilk defa dudağımı acıyla ısırmıyor dişlerim..
tenhadır.
yalnızlık silahını ateşler,
ben seni düşlerim..


mamo ç/2014 haziran-Urfa





7 Nisan 2014 Pazartesi

şimdi sen ne diyorsun?


ha sen, diyorsan ki "biz ayrıyken güzeliz" ona lafım yok tabi.zikrine tahammülsüzüm bu fikrin ama saygım sonsuz.olabilir de hatta..çünkü çok güzel bir şiirin melodiyle buluşup,rezil şarkılara güfte olduğunu bilirim..Ki bizim mutluluklarımız bir meleğin sabah alarmı muhtemelen,zira bu kadar ertelenmesinin başka bir açıklaması yok.

ben de biliyorum senin şarkında detone olduğumu...birbirimizin yaralarına çare olmayacağımızı, kanamalı olduğumuzu zaten eski aşklardan.sokakta karşılaşsak,vitrin camlarının seyrine doyum olmaz..koşar adım geliriz görmezlikten..çolak bir adamın,sakat kolunu hep cebine sokuşu tanınmadığı ortamlarda;birinin ona bi tokalaşma mesafesinde durma korkusundan!.biz seninle artık,elimiz cepte konuşuruz,bir okul sırasında tutuşan ellerimizi birbirine dokundurmadan..çolağın endişesi tanınmıyor olmak,bizim tedirginliğimiz birbirimizi tanıyor olmaktan.

ama bilmediğin de var..ben misal,ne zaman seni gördüm sansam dünyanın herhangi bir yerinde,ikinci kere dönüp bakmam.."seni gördüm!"harika bir harf topluluğudur,kabul,ama kim ispat edebilir,benim sen sandığımın bir başkası olduğunu!.."Seni sandım bugün." desem,ne mutlu hisseder kalbim kendini bi bilsen..Hani bugün,öğleden sonra.Tam hani oturacaktım da sandalyeye de gördüm..hani,arkadaşının telefonda gösterdiği şeye kahkaha atan güneş gözlüklü kız...hani üç saniye bakakalıp,oturmaktan vazgeçip kalkıp gittim ya..kim bilebilir ki,onun sen olup olmadığını,tam ben kalkıp giderken senin de beni görmediğini,arkamdan bakıp beni ben sanıp sanmadığını..kalkıp gitmesem,sen olmadığını anlasam bu düşleri bana ne kurdurabilirdiki!.birini sen sanmak ihtimali böyle güzelken,düşün bakalım,seni görmenin güzelliğinin kendisini..

ha sen, diyorsan ki "biz ayrıyken güzeliz" ona da lafım yok tabi.

27 Mart 2014 Perşembe

Beni Kullanma Klavuzu




"-Abi ne tuhaf adamsın,çözemedim seni..." dedi..
"-Anlatırım bi ara..." dedim.. ama anlatmak uzun iş dedim,yazdım..


Tuhaf biriyimdir..Hep böyleydim.Saman kağıdından mektuplar yapardım;Uçak,gemi yaparken yaşıtlarım.Onlar suda yüzdürürlerdi kağıtlarını,ben düşlerimde..Ne zaman canım sıkılsa hâlâ,bir düşüme biner,giderim... 

Hüzün severim..Şiirlerim hüznümden,hüznüm şairliğim yüzünden..Üzümden şarap yapardı köylüler,ben hüzünden harap ederdim kendimi.Olsundu,ben de böyle bi adamdım..Hüzün severim.Ne zaman hüzünlensem,bir Sezen şarkısını hüznüme katık ederim..

Yol severim,yolculuklar..Kaçmak en net marifetim!Yüzleşmekten korkarım korkularımla;Çünkü hâlâ ümitvar olacak kadar yüzsüzüm bu hayatta.Yüzsüzlüğümü vurmayın yüzüme siz yine de..Dedim ya kaçarım diye..Kaçar gider,yine ne edersem kendime ederim..

Acı dağıtırım.Üzdüklerim affetsin!.Bi çok kişiyi düşman etmişimdir kendime her nasıl olduysa..Bana düşman olmayanı da er geç pişman ederim olmadığına..Bir sihirbazım sahnede ve en fiyakalı numaram:İnsan kaybederim..

Sakarım ben abisi..Ne zaman biriktirsem bi şeyler,içimi kelimelere dökerim..

16 Ocak 2012 Pazartesi

Lefter


zaten heryerde onunla ilgili hikayeler,onun güzel ruhuyla ilgili muhteşem anekdotlar okuyacaksınız.kopyalayıp yapıştırmanın bir alemi yok..kalbimden kopyaladığımı,buraya yapıştırayım:"güzel insandın,hiç hatırmalam ama iyi topçuymuşsun,güzel yaşadın,güzel öldün..sana da bu yakışırdı..ruhun şad olsun!"

31 Aralık 2011 Cumartesi

ikibinoniki



"ik ibin o niki" cümlesinin Kuzey Japonya'da kullanılan yerel bir dilde,"bereketli bir dönem" anlamına geldiğini bilenlerin olduğunu hiç sanmıyorum.Japon mitolojisinde ağzından ateş saçan yavru bir kaplanın,ateşini üflediği yerde bereketli otların çıktığı rivayet edilir."ibin" köpekgillerin yavrusu (enik) anlamına gelir,"ibin'den gelen bereket" olarak çevrilebilir.yine cümlede geçen "o" kelimesi bizim masallarımızda "evvel zaman" olarak geçen,aslında uzunluğu ve dönemi tam olarak bilinmeyen zaman dilimi için kullanılır.yani anlam olarak çevirdiğimizde "İbin'in bereket getirdiği dönem" bu cümlenin birebir Türkçe çevirisidir.bu nedenle,Japonya'da bu yeni yıl kutlamaları çok daha coşkulu ve anlamlı olacak.


nasıl salladım la öyle:)yok hacım yok öyle bi şey..2012 la işte..2011'den biraz daha iyi geçerse ne ala!barış sevgi,dostluk,sağlık,huzur falan getirmeyecek,gerçekçi olun biraz..yine adettendir ya kutlayalım işte..özellikle 20 milyonu bulacağını tahmin ettiğim 01.01 doğumlu vatandaşlarımızın doğum günleriyle beraber,hepinizin yeni kutlarım..umarım yaşayacağınız en güzel yıl olur.

sevgiler.

4 Kasım 2011 Cuma

defterimin saklı yarısı..



blogger.com'da yaşanan teknik bir sıkıntıdan ötürü sanıyorum eksik yayınlanmıştı yazı..fırsat bu fırsat bi şeyler ekleyip yeniden paylaşalım :)

ilokul 4. sınıfa gittiğim dönem..-yatılı okullarda her şey o kadar tekdüzedir ki- teftiş heyetinin okulda varlığı bir hareketlilik,bir canlılık katmıştı ki,sormayın gitsin.bütün gün sınıfları dolaşıyor,tek tek tek sınıflara giriyordu.döndü dolaştı bizim sınıfa geldi.badem bıyık,top ense bir herif..müfettiş olmasa bi halta benzemez bi herif ama,müfettişlik adama na karizma katmış bi bilsen..başladı bizlerle sohbete..bilindik müfettiş muhabbeti işte:"adın ne?,okulu seviyor musun?, en sevdiğin ders ne?," falan filan..ama istisnasız herkese,herbirimize sorduğu bir soru vardı:"büyüyünce ne olmak istiyorsun".. hiç bir cevabı da yeterli bulmuyor üstelik..misal,bakan olmak istiyorum diyene,başbakan,doktor olmak isteyene profesör doktor olmalısınız falan diyo herif..bu soruya,"sen elleme hafız,adam olalım yeter!" diyebilecek birisi değildik hiç birimiz.ah ne vardı olaydık da,alnının çatına yapıştıraydık cevabı!.aynı soruyu bana sorduğunda,"büyük bir insan olmak istiyorum!" demiştim.tabii büyük insadan kastım,iyi bir insan olmak,sevilmek sayılmak değildi.sadece herif herkese daha büyük hedef koyunca ben de genel,yuvarlak bi cevap vereyim dedim..harbiden benim cevabımın üstüne,yetmez falan diyemedi..

sonraları aklım erdikçe daha da sevdim verdiğim cevabı..evet;insan olmak olmalıydı insanın hedefi;iyi bir insan olmak!

ben iyi bir insan olmak istemiştim sadece..herkes beni sevsin istemiştim.kimseye zararım dokunmasın,kimseye kötülük gelmesim elimden diyerek çabaladığım bir çocukluğum,gençliğim olmuş..hiç kimse,içimizden geçirdiğimizi bilmiyor ya usta,herkes kendine göre haklı oluyor işte..napcan usta..anlamayacağını bildiğin insanlara açıklama yapmaktan daha büyük bir zaman kaybı yok hayatta.sana kızan dostlarının zehrini dökmesini bekleyeceksin sabırla,sonra le havle çekip,devam ediceksin hayata..cevap vermeyeceksin,onların da kalbini kırmayacaksın çünkü..çünkü tek hedefin iyi bir insan olmak..zaten baştan göze almıştın olacağı;göğüs göğüse her çarpışmada ilk senin kalbin kırılacak!

vardır ya defterlerimiz,yazdığımız,karaladığımız..sonra ya pişmanlıktan,ya yazılanlara verdiğin değerden bir bantla,kapattğın..yok saymadığın,ama göresem daha iyi dediğin..bak ordan bir hatıra işte.Beşiktaş'ın barcelonayı 3'lediği gece.nasıl bir heyecan ve nasıl bir mutluluk..ortaokul çağlarım bu kez..öbür gün okulda millete kol gibi geçireceksin lafları,sokakta dimdik yürüyeceksin..her spor gazetesinden bir tane alacaksın,baştan sona okuyacaksın hepsini,tek tek!işte o gece,komşumuzun bir ölüsünün kırkı çıkmamış diye,ağzımı kapatıp kendimi koltuktan koltuğa attım her gol sevincinde!ömrümün en mutlu gecelerinden biriydi o be!ama yapamadım!kendi sevincimi onların acısının önüne koyamadım işte..Sonra başka bir hatıra..Urfa Antalya arası sızılı bir yolculuk..arka koltukta genç bir anne.bebeği kucağında,ve bir türlü uyumuyor bebek.ağlıyor yol boyu.biz gidiyoruz bebek ağlıyor..bebek ağlıyor,anne telaşlanıyor..gece iyice doldu otobüse sonra..bebeğin ağlaması kesildi.annesi güç bela uyuttu bebeği..derken bizim de uyku tesir etti bünyeye..koltuğun yatmasını sağlayan o zamazingoya elimi bi atıyorum,bi geri çekiyorum..zira bebek annenin kucağında ve ne anneyi,ne de bebeği rahatsız etmek istiyorum..hülasa,o koltuk yatmadı usta..bu bünye 600 küsür km yolu kazık gibi dimdik bi koltukla geldi..hakkı geçtiyse helal olsun benden yana.o kadının benden haberi bile yok aslında..ne benden,ne o ve bebeği için yaptığım şeyden.o benim kendi payıma yaptığım bir jestti kendime..biri takdir etse de olur etmese de..o kadın bunun farkında olsa da olur,olmasa da!

bizimkisi de böyle bi hastalık işte..herkes en çok bana kızar;arkadaşlarım,dostlarım,ailem.ama ne onlar değiştirebilirler beni bu saatten sonra ne yediğim kazıklar..kime yazıklar olacaksa hayat belirleyecek artık,yaşanıp görülecek.

ben iyi bir insan olmaya çalışıyorum..ergenliğimden,bu karakteri oturtacak bir yer bulabildiğim günden beri sadece bunu yapmaya çalışıyorum.ve bildiğim-veya kendimi inandırdığım- tek şey vartık:ben acı çekerken daha gerçeğim;daha "ben"im!şairim usta ben,mutluyken üretemem!ömrüm boyunca önüme ne zaman iki yol çıksa,daha acılı olanını seçmem ondan..herşeyin güllük gülistanlık olduğu yollardan yürüyemem!

hayat kavgasında yediğim dayaklardan dökülmüş dişlerim,gülerken çirkinim ben!

4 Şubat 2011 Cuma

214



2006'da 114 numara olarak düşerdi kaydı,bugün 214.adın önemi yok zaten.numaraların yok..bizim hayatımızın çok önemli bi dönemine evsahipliği yapmıştı,gerisi hikaye.

ben bildim bileli Önbüro'ya ait bu lojman odası hep kişiler arasında el değiştirdi ama,hiç başka bir departmanın olmadı.hep Önbüro'dan birileri kaldı bu odada.kral muhabbetler edildi,en gizli aşk yaraları gösterildi.ayan beyan ortadaydı bütün acılar,bütün kızgınlıklar,bütün mutluluklar..hani uzansan elle tutabilirdin,soyut sayılan bütün duyguları.kaydı gitti ellerimizden anılarımız şimdi,sele karıştı..

içi boşaltılıp,kapısı çekilmiş bir hikayeden geriye ne kaldı şimdi?bir ünlem işareti bir nokta işte..bütün hikaye!.

31 Aralık 2010 Cuma

nice senelere..



abi böyle tek tek olmaz bu is,söylim..ne bu hacim 10,11,12,13...bu böyle devam edecekse isimiz var..direkt 2019,2020 falan olsa da,basimiza ne bok gelecekse gelsin artik ya..

vallahi adet yerini bulsun diye kutluyorum söylim..yoksa her sene her sene yapilacak sey degil bu..neyse,yine de madem yapiyoruz tam olsun..güzel seyler olsun isteyelim,dileyelim..blog 2010u kapatirken 300ün üzerinde yazi,fotograf,hatira ile büyümeye devam ediyor.bir kerecikte olsa bu sayfaya ugramis,gözü bu sayfaya degmis insanlara selamlarimizi iletelim..

yeni yiliniz kutlu olsun arkadaslar,dostlar.hepinize saglik,mutluluk ve huzur getirsin..

24 Aralık 2010 Cuma

"ama"na koyim!


Gecen ay icerisinde 24 kasim ögretmenler günü kutlandi.tekrardan bazi ögretmenlerin bu özel günü kutluamak isterim buradan.ama dedigim gibi;“bazi“ ögretmenlerin.cünkü hayatta öyle ögretmenler tanidim ki,sadece o meslegin degil,insanligin yüz karasi olmaya adaydir kendileri.

Bu sayfada yeri geldi densizce yazilar yazdim..maksat muhabbetti ya..salladim bi seyler.yeri geldi laf soktum birilerine alttan alta..ama emin olun ki,hic bir zaman subjektif olmadim..bu yaziyi da bütün objektif dugularimi devreye sokarak yaziyorum:)

Hepimizin basina gelmistir derste nutuk hadisesi.devletten matematik veya fen bilimleri dersini vermek icin para alan bir zat,zart diye baslar bi nutuk cekmeye..lafin gelecegi yer asikardir.basta bir top cevirme hadisesi gibi görünür,ama en olmadik yerde ataga cikar,kalenize bindirir de bindirir..KARSIYIM!laf soktuklarinin biri her zaman muhakkak ben oldugum icin degil;bu kisinin,bu laflari söylemek görevi olmadigi icin,haddine düsmedigi icin!!üstüne vazife olmayan seylere burnunu sokan herkese karsi oldugum icin karsiyim!!

„ben,sizin iyiliginiz icin söylüyorum!“ diye lafa baslayan herkese sokacak bi lafim vardi benim,ama susmak zorundaydim..cünkü Türk Egitim Sistemi bizleri hocanin elindeki not defterine mahkum etmisti..evde baba korkusu da eklenince,süper güc konumuna gelen bu olguya boyun egmistim.onlar sükretsinler ki,ben daha 17 yasina basmamistim.zaten 17 yasindan itibaren katildigim ders sayisi bellidir.o saatten sonra bu tür hocalarin hic birini takmadigim onlarca arkadasimin sehadetinde ispatlidir.bu yaziyi okuyacak lise arkadaslarimin yalanim varsa yalanlamaya haklari da vardir.kapiyi carpip siniftan cikmisligim da vardir,hocaya kafa tutmuslugum da..cünkü ders anlatmak icin aldigi parayi nutuk cekerek cebe indirmeleri noktasinda ortaya cikan haksizliga,sessiz kalarak ortak olamazdim..olmadim!

Derste nutuk cekiyor adam,bak dinle:“biz iyiliginiz icin konusuyoruz oglum,yoksa bana ne!okumayip cöpcü mü olacaksiniz!!“ diye bas bas bagiriyor adam..ve sinifta,babasi gercekten cöpcü olan bir arkadasimiz var!!!cocuk dolu dolu gözlerle dinliyor hocayi!hemen yanimda oturuyor arkadasim,ve vücut isisinin yükseldigini birebir hissediyorum!yazik degil mi peki o cocuga,o babaya!yaziklar olmasin mi o hocaya!!

Adamin biri,lise 1 okurken bana :“2 hafta sonra veli toplantisi var.baban gelsin okula bak ben ne yapiyorum.yedigin boklari anlaticam!diyecem seni ayagindan tavana assin!“..babam o toplantiya gelirse,ve bu adam bu sekilde anlatirsa,hakkaten sicmisim!isin komigi o dersten aldigim yazili notu 70 küsür..ortalamanin üzerinde basariliyim yani..ama herif benim jöleli saclara,koridorda yaktigim türküye,sesli gülmeme takmis!!..neticede 2 hafta sonra o toplanti vakti geldi.ben de akli basinda her normal insan evladi gibi babama söylemedim..daha dogrusu korkumdan söyleyemedim!!ama bizim baba duyarli bir veliydi..toplantidan sonraki hafta cikti geldi hocalarla görüsmeye,ve foyam ortaya ciktiiii…hem yedigim boklari(!) anlatti herif,hem toplantiya gelmedigini anladi babamin..bi de o eklendi ki sorma!!ortalik ellialti!!!ne mi oldu sonra?babamla bir daha hayatim boyunca düzeltemeyecegim boktan bi iliskim oldu..gitmedim okula..Antalyaya geldim..sene basi oldu,aile beni okula gidecek diye cagirdi bi daha Urfaya..okula gidiyorum saniyorlar,ne gezer..cikiyorum evden.dolaniyorum sokak sokak..aksam tekrar dönüyorum..arkadaslar beni Antalyada saniyor hala,baba okulda saniyor..o foyamda ortaya cikti..DARBE-2:arkadaslarin gözünde de,yalancinin önde gideni olduk mu bu sefer!!kactim gittim Antalyaya bi daha..aileyi kaybettim arkadaslarin,gözünden düstüm usta!arkadas dedigim de,her biri milyona bedel birer aslan parcasi ha!!!

Ne ailem bilir bu hikayeyi ne arkadaslar..ilk defa burda yazdim iste..okurlarsa anlarlar..bir hocanin görevi midir peki,bir aileyi bu hale sokmak!!gencecik bir delikanliyi bütün arkadaslarinin gözünde bu duruma düsürmek!!benim hayatimi alt üst eden o pezevengi ben bugün halen buldugum yerde kendimi tutamam da,ceker vururum diye icimde bu kadar öfke biriktirmissem,memleketi terketmissem,o can arkadaslarimdan onca yil ayri kalmissam,benim iyiligim icin mi söylemistir o orospucocugu bu laflari!!!

Arkadas baska bi seydir usta..bagrina basti beni onlar tekrardan ama..babam affetti,oldu bitti dedi ama!!!!!..ben yerimden yurdumdan oldum!onca senem heba oldu..diyecek ki sorsan,ben senin icin söylemistim ama bunun olacagini tahmin edemedim..ama tahmin edemedin mi?17 yasinda gül goncasiydim lan ben!aslan gibi delikanliydim!konustum mu arkadaslarim agzimin icine bakiyodu benim.futbol oynuyordum,siir yaziyordum,mutluydum ulan!bensiz muhabbeti haram sayiyordu cocuklar,o kadar seviliyordum..herifin birine omuz koydum diye kavga ettik,arkadasim girdi benden önce kavgaya,düsürdüler omuzu cikti!ugruna omuz verdigim adam koca bi yalanci diye düsündü o cocuk,ne „ama“si!!!!deli gibi yagmurun yagdigi bi gün dolmus parasi yok cepte.arkadasim babasinin arabayi caldi beni eve birakmak icin.vurduk arabanin arkasini.cocuk babadan essek sudan gelinceye kadar dayak yedi..yalanci bir pic kurusu icin mi yedi lan o dayagi!!??!!ne „ama“si!!babam aman eksik kalmasin diye bilgisayarimi da aldi,harcligimi da koydu cebime..ceketin kravatin en iyisini aldi,spor ayakkabinin en fiyakalisini!beni o adamin gözünde „olmaz olsun böyle evlat!“noktasina getirdin ulan ne „ama“si!!! ne „ama“si lan,amana koyim ne amasi!!!

Bir hayati rotasindan cikardilar..suyumun akisini degistirdiler usta.o herif sicak yataginda simdi..ailesinin icinde,arkadaslarinin yaninda!ben nerdeyim usta…

Olmaz olsun böylesinin hocaligi,ögretmenligi,adamligi,insanligi….

Ne „ama“si usta…Ne „ama“si!!

7 Aralık 2010 Salı

donan adam!!



o kadar bahsettik ya orda burda soguk diye..bi de fotograf koyim bari..benim hayatta karda cekilmis 2.fotografim bu,cok enteresan..1.si askerdeydi..yemin töreni öncesi.el de filama,üst-bas kamuflaj..bu da 2.si oldu iste.6 yildan fazla olmustu onu cektireli..emir altindaydik,özgürlük ipotekli..6 yil sonra usta,bu kez olabildigince özgür.biri askeri kislaydi,biri üniversite kampüsü..ve ne enteresan,her ikisinde de fotoyu cektirdikten bi kac dakka sonra göz göze gelinmis elektronik birer termometre.ve nedir lan bu biri aciklasin;-6, iyi mi her ikisi de!!!

yasiyorsun abi iste..yillar boyu yürüyosun yollari..hepsi ayni gökyüzünün alti ama,cografya degisiyo ve nemli gözlerle bakiyosun gecmise..sükür yaradana;hayatimdan cikarmak,unutmak istedigim bi dönem olmadi benim..ama sasiriyosun iste neleri hala yasabilecegini gördükce..

bu ara hic yapmadigim seyleri huy edindim ya,bi de bu cümleyi kurayim cekilen 2 karli fotografin üzerine.tam olsun..yani gözümüz arkada kalmasin bir daha söylemeye imkan olmaz diye..ikisi de kar,ikisi de benim hayatim iyi de...iyi de kardesim,Erzincan nereee,Frankfurt nere!!




a ha bu da 3.sü :)

13 Kasım 2010 Cumartesi

auf wiedersehen gençler :)




dedik ya durumumuz budur,gidiyoruz diye..geldi o vakit işte.bi daha nete girme fırsatımız olmaz belki diyerek bugünden paylaşayım isteyim bu yazıyı..bi kadınlardan çok korkarım,bi de insan kalbi kırmış olmaktan..kalp kırdıysak affetsin kalbi kırılan.hakkını helal etsin.

uzun uzadıya bir yazı yazmak istiyordum açıkçası.ne yalan söylim,biraz da dokundurarak birilerine,bi kaç ağdalı laf ederek..ama gerek yok sanki..hakkaten yok..birilerinin umurundaysa şayet bu gidiş,zaten o kendi payına bir hüzün yığacaktır kalbinin bir yanına.o hüzün can-ı gönülden bir dua olarak edilip yaradana,yağmurlara karışıp yağacaktır bana..15 kasım pazartesi sabahı,sabiha gökçenden uçağa binicez nasipse.ardımızda bıraktıklarımız Allah'a emanet..

yıllar önce Sinan kardeşime verdiğim bi şiir vardı..yaklaşık 2 hafta önce hatırlatmıştı bunu bana.çok çocukça,komik derecede bi isyankarlıkla,boyundan büyük laf etmenin olanca çabasıyla yazılmış;haddini çoktan aşmış bi şiir..valla türkçe karakterlerle uğraşamayacak kadar üşengecim bu ara,kopyalayıp yapıştırıcam,affola..bunu burda yayınlayıp sizi kendime güldürmezdim ama,yazıldığı günün ve Sinan kardeşimin hatrına onu paylaşıyorum giderken..çocuk sayılırız yazdığımız vakitler,gülmeyin okurken :)

hadi bakalım millet,hatıralarım buralara,buralar size,siz allah'a emanet..bu çocuk kaçar..




hicbirinize degil bu kalemden dökülen hic bir yazi..
hiç bir ünleme sasirmadim,
kanmadim hic bir virgüle..
tirnak içine almadim hic birinizi deli misiniz?..
hayatimin satir baslarinda birer soru
isaretisiniz hepiniz...
herkes üstüne alinsin diye,
hic kimsenin adi yok benim yazilarimda..
kim patlamaya hazir bir kahkahaya gebeyse o gülsün..
yaraya tuz yapin,ne bileyim...bir ecza,merhem ya da..
kalbi kirik herkese,hiçkirik bir bakima
hic kimse kendine dair bir ipucu aramasin bende..
kime yazdigimi bile unuttum kimi yazdiklarimi..
haritanizin eksik parcasidir kalbim;
bulmaya kudretiniz yetmez sakladiklarimi...
resmi kayitlarda gecen ismimin hic bir hükmü yok alin yazimda..
kendi uydurdugum bir isim giymisim..
hem isim babasiyim o isimle büyüyenin,
hem de ta kendisiyim!!
aklinizin ermedigi cümlelerde,
kendi düslerimle fingirdesiyorum..
zehirim...zindan karayim...asiyim...
.....
.....
"mamo"yum ben.."mamochello"....
dogdugum gün kendimi birakmisim cami avlusuna.
bütün avlularda volta izim var..
her siirde dizem,
her gecede adim,
her türküde sesim....
putlastirip tapiyorum bütün gözardi ettiginiz degerlere..
aska,sevgiye,ayriliga...
...kendime!
pustugum kuytularda kendi sesime küstüm..
yaziya vurdum ne varsa;
anlayacaginiz yoktu,sesimi kestim!!!

mamochello...
ben,bütün planlari ters tepen bir putperestim!


mamo c./2002-Antalya-Belek

7 Kasım 2010 Pazar

yolun sonu...



durumumuz budur usta;gidiyoruz..

5 yıllık bi serüven atlattığım otelimden,bir a4 kağıdına yazılmış bir istifayla koptuk işte..bir departmanın en alt kademesinden başlayıp,Vardiye Şefliğine kadar gelmemde faydası,üzerimde emeği,arkamdan duası olan herkese teşekkürler..bir terk-i vatan hikayesi yazarız bi kaç güne,biraz daha uzun olur kısmetse..

boğazda bi yumruk,karında inceden bir ağrı..durumumuz budur usta;gidiyoruz..

8 Eylül 2010 Çarşamba

iyi bayramlar



iyi bayramlar degerli arkadaslar..sevdiklerinizle sevgi dolu bir kac gun gecirmeniz dilegiyle..

3 Eylül 2010 Cuma

2.eylül



cok hizli akiyor zaman ve ben hakikaten cok agirkanliyim bu aralar..gozumu kapattim acmadan geldi sanki..

sonbahariniz kutlu olsun arkadaslar.bugun 3 eylul 2010!

2 Ağustos 2010 Pazartesi

2. ağustos


geldim,kısa kaldım,gidiyorum..cehennem sıcağı var dikkat edin kendinize..cayır cayır ortalık..her yan alev alev!

bana müsade millet;bugün 2 ağustos 2010

1 Temmuz 2010 Perşembe

2. temmuz



yuh be abi!bir ay daha!göz göre göre yitip işte yine..ömrümüz bir haziran daha eksildi,bir temmuz daha koşucağız ömrümüzü,vefa ederse ömür..

çok gerginim,çok sinirliyim,moralim,sinirim,kafam bozuk!

böyle gelmese iyiydi;böyle geldi;bugün 1 temmuz 2010!dağılın!

3 Haziran 2010 Perşembe

haziran


daha önce de geç kalmıştık ama hiç bu kadar olmamıştı.bu sefer sağlam bahanem var ama:dizimde ki yırtık.adı kulağa hoş gelen ama kendi bünyeye son derece nahoş etkiler bırakan bir "iç yan bağ" yırtığıyla girdik;dizin altında yastık,sırtüstü giriş yaptık hazirana..

geç kaldık,hoş görün:bugün 3 haziran 2010

4 Mayıs 2010 Salı

mayıs




kime neler hatırlatıyor kim bilir?herkesin ona söyleyecek bir çift sözü var bu ülkede.herkesin susmalarında ona çıkarılacak bir pay var..geldi!nisana daha yeni yeni alışmıştık;ısınma turlarını henüz bitirmiştik;destur dedi,girdi ömrümüzün kapısından..

tam bir yıl oldu bloga başlayalı..bir yılda,onlarca yazdı geçti parmaklarımın ucundan.dahası gelsin istiyorum..öyle umuyorum!

nisan az önce gitti ey halkım;bugün 1 MAYIS 2010!

1 Nisan 2010 Perşembe

nisan


ilkbahar koktu burnuma buram buram..gözümün önünden allı morlu çiçekler gelip geçiyor.gülen yüzler görüyorum,istem dışı mutluluklar hakim her yere,melankoli sistem dışı..

mart başında söz vermiştim,nisan gelince haber veririm diye,sözümü tutuyorum:
tufaya gelmeyin millet;bugün 1 nisan 2010 ;)

30 Mart 2010 Salı

kadın..


çocukluktan kalan bir yazı buldum..az evvel..iyi güldüm ama:))
yazının tarihi 15.02.2000.tam 10 sene evvel:)sonunu değiştirip vermek zorunda kaldım..genel olarak çok saçma buldum yazıyı şimdi ama,sonu hakkaten felaketmiş!!!paylaşmak istedim:)

bir bardaktan boşanırcasına yağdı gözyaşları,çocuğun kucağına..rüzgar gibi geçip giden bir film şeridiydi en klasik tabiriyle bütün yaşanan..gençliğinin orta yerinde kurulmuş bir dar ağacıydı cesaret,kendi ipini çekecekti çocuk..iyi bir hayatı en çok kendine yakıştırırken,kendisine yapılan en büyük haksızlığın baş aktörü olacak,kendi kendinin celladı olacaktı hesapta yokken..

kendi iç hesaplaşmasının orta yerinde kalakalmıştı şimdi..kabahatini yükleyecek bir şeyler aradı gözler,mahçubiyetle yere devrildi..sonunda kendine döndü,fısıldadı usul usul,"önüm,arkam,sağım,solum yalnızlık!!".. herkesi kandırmak kolaydı,kendini zor..kaçamamıştı o da;kurallarıyla,sınırlarıyla onun olan;kendi oyununda,kendini ebelemişti!!!

omuzunda bir el buldu irkildi..çevirmeden kafasını tanıdı elin sahibini..göz dediğin hepi topu bir suyun kaynağıydı neticede..sular fışkırdı kaynağından,rahmet getirdi ruhuna...buğulu bir dünyayı izlerken sordu,omuza elini koyana:

"terkeden bir kadından geriye ne kalır bilir misin usta?!"

....."bilirim" dedi usta.."yanında götürdüğü bedeninden,geriye kalan ne varsa!!"