taraftar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
taraftar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2014 Perşembe

seni görmek ne güzel..


bi kilisenin defterine şampiyonluk duası yazmıştı adamın biri..sayfalarını kurcalarken denk gelmiş,çok gülmüştük.Sonra bi arkadaş anlatmıştı;Katar'da arap birisinin üzerininde FEDA t-shirtünü görmüştü Beşiktaş'ımızın..Vardı böyle bi kaç anı daha,ama hatırlayamıyorum şimdi detayları..

Bize de böylesi denk geldi:Borussia Dortmund müzesinde,bütün asaleti,bütün azametiyle!!

"Bana ne abi;En büyük Beşiktaş!" diye geçirdim içimden bi kere daha..Her zaman,Her yerde!

27 Nisan 2011 Çarşamba

St Pauli




facebook'ta yaptığım küçük bi paylaşım ve üzerine dönen geyikten sonra,harbiden neden anlatmıyorum St.Pauli'yi..ya da bugüne kadar neden anlatmadım..şudur efendim hikayesi:

St. Pauli; Hamburg’un en yoksul semtlerinden biri olan St Pauli semtinde,Liman işçileri ve semt yoksulları tarafından 1910 yılında kurulmuş sevimli mi sevimli bir "Dünya Klubüdür!".semtin nüfusu sadece ve sadece 30.000,ama dünyada bulunan destekçi sayısı yüzbinleri buluyor.çünkü hümanist düşünceyi,iliklerine kadar sindirmiş olan bu güzel semt,dünyada ki,bütün ırkçılık karşıtlarının sempatisini kazanmış durumda.

renklerinden bile ne kadar farklı,ne kadar sıradışı olduklarını anlayabilirz aslında.bunca yıldır futbol takip ederim,St Pauli dışında resmi renkleri "Kahverengi-Beyaz" olan başka bi klüp ne gördüm,ne işittim.2007 yılına kadar stadlarına elektronik tabela sokmamışlardır.o tarihe kadar elle değiştirilen manuel skor tabelaları kullanmayı sürdürmüşlerdir.


Almanya’nın hemen her kulübünde Neo Nazi kökenli taraftarlara rastlanırken, dazlaklar St Pauli’nin kapısından bile geçemez.sıkar biraz... Neredeyse kulübün sempatizanlarının tamamı sol görüşlü. Bu üst kimlik, tribünlerde, ailesiyle gelen işçisini, anti faşistleri, evsizleri ve sokakta yatanları da birleştiriyor ve 90 dakikalığına birlikte her şeye isyan ediyorlar.

St Pauli taraftarının bu kemikleşmiş kimliği 80’li yılların sonunda yaşanan bir olayla iyice pekişti. Takımın kalecisi Volker Ippig, bu tarihte insani yardım amacıyla iç savaşın hüküm sürdüğü Nikaragua’ya gider. 1 yıl sonra dönünce taraftarın gözünde efsane olan kaleci Volker Ippig, takıma da anarşist havayı dağıtır.

1980’lerin başına kadar ortalama 1600 seyirciye maç oynayan takım, şöhretini arttırınca her maç 22 bin 500 kişilik Millerntor Stadı’nı doldurmaya başlamış. Hatta taraftarları, 2001-2002 sezonu öncesi satışa çıkarılan 10 bin kombine bileti 27 dakikada bitirecek kadar kulübe bağlı olduğunu kanıtlamış. Tribünlerindeki, Che Guevara, Marx ve Kuru Kafa (Korsanlarin simgesi) posterlerinin yanı sıra metal müzik guplarından AC/DC’nin şarkısı eşliğinde sahaya çıkan St Pauli futbolcuları, Türkiyelileri hedef alan Solingen Katliamı’nın ardından da Türkçe yazılmış, “Faşistleri Defedin, biz hepimiz kardeşiz!” pankartı taşımışlardı. 1997 yılında Liman hastanesinin kapatılmasına karşı, liman hastanesi çalışnaları ve semt halkı ile birlikte eylemler yapan ST Pauli Spor Külübü Futbol takımı Hükümet hastanenin kapatılmasını durdurmazsa „Hükümeti Kaleye Koyup Penaltı Atacağız“ diye pankart taşımları ilede dikkatleri üzerlerine çekmişlerdi.

Almanya’nın en büyük liman kenti Hamburg, denizcilerin ilk uğrak yeridir. Ayrıca zengin Hamburg’dan kopan ve tarih boyunca dışlanan, fakirlik ve geri kalmışlığın da etkisiyle tüm marjinal gruplara kucak açan ve Almanya’da en çok punkçıya rastlanan yerlerden biri de yine St Pauli‘dir.

Saint Pauli Cumhuriyeti (!) Dünya Kupası’na da Katıldı

Kahverengi-beyaz gibi kolay kolay seçilmeyecek bir forma rengine sahip olan St Pauli kulübü, kendini aynı zamanda bir milli takım olarakta görüyor! FIFA üyesi olmayan ülkelerin katıldığı 2006 FIFI Dünya Kupası’na da St Pauli Milli Takımı adıyla ev sahipliği yaptılar. Kupaya, KKTC, Zanzibar, Tibet, Cebelitarık ve Grönland gibi ülkeler katıldı. KKTC’nin şampiyonluğuyla sonuçlanan turnuvada, St Pauli taraftarı yine farkını göstermiş ve Tibet’i 7-0 yendikleri maçta, zayıf rakiplerine daha fazla gol atmamaları için takımlarını uyarmıştı.

St Pauli kulübünün başkanı Corny Littmann Tunus asıllıdır. Littmann, 2003 yılı başında krizin kulübün her noktasında hissedildiği dönemde göreve talip olma yürekliliğini gösterdi. Aynı zamanda bir tiyatro yöneticisi olan başkan, koltuğa oturur oturmaz kulübü içine düştüğü bataktan kurtarmak için kollarını sıvadı.

Takım 3. Lig’de kümede kalma mücadelesi verirken, Almanya çapında “St Pauli’yi kurtaralım” yardım kampanyası başlattı. Bu kampanya kapsamında 140 binden fazla tişört satılırken, 900 bin avro gelir elde edildi. Kulübe ait Hamburg’daki Gençlik Merkezi’nin satışından da 720 bin avro geldi. Aynı zamanda “St Pauli için içelim” bağış kampanyası da, hem kulübe kaynak hem de taraftara neşe getirdi. Sonunda St Pauli takımı daha alt liglere düşmekten kurtuldu.

Ayrıca, 2005-2006 sezonu Almanya Kupası’nda yarı final oynayan takım, Burghausen, Bochum, Herta Berlin ve Werder Bremen’i eleyerek Bayern Münih’e rakip oldu. Ancak dev rakibine 3-0 yenilerek elenmesine karşın o sezon 1 milyon avroya yakın gelir elde etti.

BJK ve FB’de 2 St Pauli’li Var
St Pauli’de Almanya’nın diğer kulüplerinde olduğu gibi çok sayıda Türkiyeli futbolcu da forma giydi. FB’li Deniz Barış ve BJK’li Uğur İnceman, bu kulübün havasını soluyanların başında geliyor. Hatta Deniz, bu takım 2. Lig’de oynarken attığı golle 1. Lig’e çıkmasını sağlayan futbolcu olmuş. Hayli ve fakâr bir camia olan St Pauli de Deniz Barış eşini kaybettiğinde kendisini unutmadı ve o hafta oynadığı maça siyah pozu bantla çıkıp saygı duruşunda bulundu. Şu anda da takımın kadrosunda Serhat Yapıcı ve Deniz Naki iki Türkiye kökenli futbolcu yer alıyor.

Daum’a Destek Verdiler
St Pauli’liler, Christoph Daum’un kokain kullandığı ortaya çıkınca yaşadığı zor günlerde kendisinin yanında olmuştu. O dönem özellikle Bayern Münih Menajeri Uli Höness, Daum’u sert biçimde eleştirirken, St Pauli’li taraftarlardan bazıları, ironi olarak “Ben de Daum’la beraber kokain içtim. Malı da Höness’ten aldık” şeklinde bir imza kampanyası başlatmıştı.


İşte Fc St. Pauli’yi rakiplerinden farklı kılan da, onun anti-faşist yapısı ve olaylara farklı bakışı.

seviyoruz ve can-ı gönülden destekliyoruz kendilerini!



forza St Pauli,Forza antiFA!!



kaynak:hamburghaber.com

24 Aralık 2010 Cuma

kapak!!!



müthis etkilenmistim bu olaydan ama atlamisim bunu..az önce borges'in blogdan gördüm..paylasmak istedim.yukaridaki videoda tarftarin yaptigi tezahürat su:
Idrissou spielt Champions-League auf PS3, die ganze Nacht, von zwölf bis acht

mevzuda su:Idrissou isimli arkadas,Freiburg'un eski futbolcusu.Freiburg gecen sene küme düsme hattindaydi.bu herif,ben sampiyonlar liginde oynamak istiyorum diye tuttu Gladbach'a gitti.e noldu peki bu sene?Gladbach küme düsme hattinda,Freiburg tepede:))
iste videodaki Freiburg taraftari ona göndermede bulunuyor.o marsin meali su:
"Idrissou PS3'te
sampiyonlar ligi oynuyor.
bütün gece
12den 8e kadar!"

bu da ona kapak olsun:)))

12 Ekim 2009 Pazartesi

9 Ağustos 2009 Pazar

BU İŞ BURDA BİTMEZ!!!



heyecanla beklediğimiz 2009-2010 sezonu başladı..gerçi bizim için başlamadı ama,diğer takımlar için başladı..Antalyaspor yönetimi ve Antalya Emniyet Müdürlüğünün aldığı ortak karar gereği 07 Gençlik olarak maçlara giremiyoruz!!dün akşam oynanan Ankaraspor maçına da giremedik.
maç esnasında dışarıdan gereken desteği takımımıza vermek için çaba harcadık..sesimizin,nefesimizin sınırlarını zorladık.alem burda olduğumuzu bilsin,herşeye rağmen ayakta olduğumuzu bilsin istedik.maalesef,bu kez de emniyet güçlerinin tepkisiyle karşılaştık.


olayların içinde olan,biber gazını gözlerinde ve genzinde hisseden,sol taraftan aldığı tekmeyle kaburgasında ezik meydana gelen biri olarak olarak;toplumun güvencesi olan Emniyet Güçlerine sesleniyorum:BU OLAYLARI SİZ ÇIKARDINIZ!!!


size verilen talimat bizlerin stada girişini engellemekti..siz sadece bunu yapmalıydınız.sadece bunu yapmış olsaydınız -ki yaptığınız süre içerisinde hiç bir tatsızlık olmadı- size karşı en ufak bir girişimimiz olmazdı.ama siz,orası protokol girişi,burası yaya yolu,burası otopark diyerek,türlü bahaneler uydurarak bizi bölmeye çalıştınız..göreviniz çevredeki halkı korumaktı,siz alenen çevredeki insanları bize karşı kışkırttınız..siz o kalabalıktan bir kaç masum insanı,sinirden patlama noktasına gelmiş insanların önüne attınız..eğer o gençlerin başında bilinçli ağabeyleri olmasaydı,o insanları başına gelenlerden kayıtsız şartsız o çocukları sorumlu tutacaktınız!!sizin göreviniz halkı korumaktı;siz şeref tribününde hakemeden oturan bir kaç şerefsizi korumak uğruna,korumak zorunda olduğunuz halkı ateşe attınız!!!





dedim ya hiç hakemeden şeref tribününde oturanlar diye..hah işte onlara sesleniyorum:BU OLAYLARI SİZ ÇIKARDINIZ!!!saatlerce yolu otobüslerle katedip deplasmana giderken biz,sizler business class uçaklarla gidip;bizim kırık koltuklarla kaplanmış tribünlerinde yağmur altında,güneşin alnında maç izlediğimiz stadların şeref tribünlerine kuruldunuz!!biz kelle koltukta dolanırken deplasman sokaklarında,sizler ağzınızda puroyla keyif çattınız!!Beşiktaş maçında boş tribünlere oyanacakken,stadın kapısını açıp girip destek verin diye yalvardığınız günleri unutmadık daha!!satıp çatır çatır parasını aldığınız kombine biletlerle bizleri stada almayarak ateşlediniz bu fitili..sonuçlarına hep beraber katlanacaksınız!!

şimdi herkesin ağzında aynı terane:"beleş bilet istemişler,yönetim vermemiş!!!" ULAN DEVELER,BU GRUBUN KOMBİNESİ VAR,NE BELEŞ BİLETİ!!!biz her deplasmana bu derneğin verdiği parayla kiralanmış otobüslerle gidip,deplasman ekibi diye katmerli kazıklanmış biletler alarak giriyoruz..siz Antalyaspor taraftarlığını açık tribünde çekirdek-su muhabbeti sanmaya devam edin.alkışlarınızı sunduğunuz,"hah valla iyi ettiniz,kararınıza sağlık" dediğiniz yönetim çıkardı dün geceki olayları..stadın içinde 07'siz bir maç izlediniz,koca stadın tribüncülüğünü,taraftarlığını 60 tane ankarasporlu'ya teslim ettiniz.içerde kafanız rahattı tabi,sizi gaza getirmeye çalışan,yönetimin yavşaklığını hazmedemeyip "YÖNETİM İSTİFA" diyen 07 GENÇLİK yoktu orda..yeriniz genişledi,kalbiniz ferahladı!!ama şunu düşünemediniz,haksızlığa uğramış 400 adam vardı dışarıda.onlara yapılan haksızlığı hazmettiniz!gündelik hayatta hepiniz,hak hukuk bilen,insanoğluinsan,haksızlığa tahammülü olmayanlardınız..ama stada alınmayan kombine biletli bir taraftar grubunun içeriye alınmayışını içinize sindirebildiniz!!!YUH ulan adamlığınıza,YUH ulan erkekliğinize!!!

bu yazıyı hiç bir imla kuralına bağlı olmadan cümle devrik mi,düşük mü hiç kontrol etmeden postlayıp geçcem..o kadar sinirliyim,öfekeliyim ki şu an,hani su tutsan buhar yükselir benden!!!dün gece haksızlığa,darpa maruz kalmış bütün arkadaşlarım adına söylüyorum:BU İŞ BURADA BİTMEZ!!


7 Haziran 2009 Pazar

newton'a kapak olsun..




ve düşmedik...

Bir Şarkısın Sen..


Antalyaspor-Ankaragücü maçı..maçı ve ligde kalmayı bize getiren müthiş destek...

6 Haziran 2009 Cumartesi

HODRİMEYD(AN)TALYA


hep paylaşmak iştiyordum,elim varmıyordu bir türlü..ama az önce blogu inceleyen arkadaşım mesaj atmış "Kocaeli hakkında bi şey yazmamışın.." diye..ona durumu anlattım ama,farkettim ki yazmak gerek..

Antalyasporumuz'un kardeş ekibi Kocaelispor küme düştü maalesef..Anadoluda Bursayla beraberaber en iyi taraftar topluluğuna sahip tir kocaelispor:Hodri Meydan!!onlarda düştüler ne yazık ki..

büyük deprem zamanında pekişen bu dostluk,farklı liglerde olsakta devam edecektir..yürekler beraberdir..dünya durdukça,Antalya Atatürk Stadında her maçın 41. dakikasında "KOCAELİ KARDEŞ" tezahüratı yapılmaya devam edilecektir..

bu cümleyi bütün karşımıza duranların suratlarına fırlatılmış bir tükürük gibi bağırdık her yerde,buraya da yazıyorum:HODRİMEYD-AN-TALYA!!!BİZ İKİMİZ,SİZ HEPİNİZ!!!!

29 Mayıs 2009 Cuma

koooptum:))



antalyasporluluğum bir yana,yukarıdaki resmi görünce,suratımda son derece "tarafsız" bir gülümseme belirdi..

fotoğraf,ankarada oynanan 33.hafta maçından..bizimkiler ankaraya çıkartma yapmakla kalmamış,bu posterlede,haftaya ve ankaraya damga vurmuşlar..

helal size çocuklar!!!